KURTLAR VADISI -MEMATININ MÜZİGİ ''BU SEHİR GİRDAP GÜLÜM''

Anasayfa | Tv Sinema | Elektronik Donanım | Turizm Seyahat | OTO HABER RESİM | Programlar MSN

SaNaL MeSKeN HOŞGELNİZ WELCOME TO SaNaL MeSKeN

« Önceki [Previous] |

31/5/2008

Ne olacak bu doların hali ?

 

Ne olacak bu doların hali
Ne olacak bu doların hali
29 Mayıs 2008 Perşembe
Çıksa bir dert inse bir dert. Faizlerin yükseldi, ilgi sıcak paraya kaydı. Dolar kapatma davası öncesine döndü.

Bankalararası piyasada dolar 1,2165 YTL ile 14 Mart’tan bu yana en düşük düzeye geriledi. Uzmanlara göre, doların seyrini kapatma davasına ilişkin haberler belirleyecek.

Dolarda düşüş sürüyor. Yabancı kaynaklı fonların Türkiye’ye ilgi duyması doların AK Parti’ye kapatma davasının açıldığı günkü seviyeye gerilemesini sağladı. Bankalararası piyasada dolar 1,2165 YTL’ye gerileyerek 14 Mart’tan beri en düşük düzeyi gördü.

Kapatma davası sonrası yaşanan siyasi gerilim ve dış piyasalardaki çalkantının birleşmesiyle dolar 1 Nisan’da 1,3460 YTL’ye kadar yükselmişti. İçeride tansiyonun azalması sonrasında 24 Nisan’da yeniden 1,30’un altına inen dolar o günden beri düşüş trendini koruyor. 

YABANCI TEDİRGİN DEĞİL

Kurdaki hareketi NTVMSNBC’ye değerlendiren Alternatif Bank Döviz Pozisyon Müdürü Sevgi Aytekin, faizin yüksek olmasının yabancı yatırımcıları cezbettiğini belirterek, dolara gelen son satışla vergi ödemesinin etkili olduğunu kaydetti. Aytekin, yabancıların kapatma davasıyla ilgili tedirgin olmadıklarını ancak kapatma gibi bir karar çıkması durumunda dövizde sert hareketlerin görülebileceğini kaydetti.

1,20’NİN ALTINA İNMEZ

Aytekin kurun kısa vadedeki seyri için “1,2150 seviyesinin kırılması durumunda dolar 1,2050’ye kadar inebilir. Ancak ben 1,2150’nin altına inmesini çok olası görmüyorum; inse bile kalıcı olmaz. Dolarda 1,20’nin altını görmeyiz” dedi. “Doların yukarı çıkması için çok fazla sebep yok” diyen Aytekin, doların seyrini kapatma davasına ilişkin haberlerin belirleyeceğini söyledi.

__________________________________________________________________________________

dolar , borsa , piyasalar , döviz , yatırım , altın , piyasa işlemleri , borsa işlemleri , istanbul borsası , dünya borsası ,yatırım işlemleri ,forex , menkul kıymetler, altın fıyatları , merkez bankası, birleşik faiz, döviz kurları,forex işlemleri, economi ,ekonomi ,euro , abd doları,

21/5/2008

ABD'de 14 trilyon dolarlık kredi balonu patlamak üzere

ABD'de 14 trilyon dolarlık kredi balonu patlamak üzere

ABD'de tüketici kredileri 14 trilyon dolara ulaştı. Uzmanlar bu kredilerin geri dönmemesi halinde ekonominin zorlu bir döneme gireceğine işaret ediyor..
ABD'de tehlike sınırını çoktan aşan tüketici kredilerinin ülke ekonomisini tehdit etmeye başladığı belirtiliyor. Uzmanlar ülke ekonomisinin yaşanan mortgage krizini tüketici harcamaları yardımıyla aşmayı başardığını belirterek, "Ama tüketici kredilerinde mortgage krizi benzeri bir sorun yaşarsak bizi kimse kurtaramaz" diyor. 14 trilyon dolarlık ABD ekonomisinin yüzde 80'ini ABD'li tüketici harcamaları oluşturuyor. Ancak diğer yandan ABD'li tüketiciler İngilizlerle birlikte kredi kartı borcu en yüksek olan ülkeler sıralamasında açık bir farkla ilk sırada yer alıyor. Fitch Credit Card Endeksi'ne göre ABD'de kredi kartına olan talep 2007 yılında yüzde 7.5 oranında arttı. Tüketicilerin yalnızca kredi kartı borçları ise 952 milyar dolara ulaştı. ABD'lilerin kredi kartı dahil toplam kredi borçları ise büyük bir hızla artmaya devam ediyor. Gelen bilgilere göre 2000 yılında ABD'li tüketicilerin toplam kredi borcu 6.5 trilyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

BORÇ İKİYE KATLANDI
Ancak 2006 yılına gelindiğinde bu rakam yalnızca 6 yıl içerisinde ikiye katlanarak 13 trilyon dolara yükseldi. Bu rakamın halen 14 trilyon dolar civarında olduğu hesaplanıyor. ABD'nin Gayri Safi Milli Hasılası da 14 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Ekonomi çevrelerini endişeye düşüren asıl konu ise bu kredi borçlarının da aynı mortgage krizinde olduğu gibi yatırım aracına çevrilerek hem ABD hem de dünya finans piyasalarına satılmış olması. Yani ABD'li tüketicilerin borçlarını ödememeye başlamaları halinde mortgage krizinde yaşananların çok daha şiddetlisi dünya piyasalarını vuracak. Zira mortgage krizinde tehlike altında bulunan kredi miktarı 2 trilyon dolar seviyesindeydi. Tüketici kredilerinde ise bu rakamın 10 trilyon doların üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Özellikle kredi kartı ödemelerinde uzmanların endişelerini doğrulayacak gelişmeler ise daha şimdiden görülmeye başlandı bile.

 

21/5/2008

Dolar ve borsada neler oluyor?

Dolar ve borsada neler oluyor?
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,69 değer yitirdi.İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 394,49 puan düşerek 41.011,25 puandan kapandı.Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 0,95 değer yitirdi.İlk seanstaki 109,24 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 285,25 puan geriledi.Hisse senetlerinin günlük ortalama değer kaybı yüzde 0,69 oldu.

DOLAR 1,2440 YTL,AVRO 1,9570 YTL OLDU

İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,2440 YTL, avronun satış fiyatı 1,9570 YTL oldu.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, piyasanın kapanışı itibarıyla Kapalıçarşı'da 1,2410 YTL'den alınan dolar 1,2440 YTL'den satılıyor. 1,9540 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,9570 YTL düzeyinde bulunuyor.Serbest piyasada dünkü kapanışta 1,2400 YTL olan dolar güne 1,2450 YTL'den, 1,9400 YTL olan avro 1,9450 YTL'den başlamıştı.

20/5/2008

Petrol rezervi azalıyor, Çin'in talebi artıyor

Petrol rezervi azalıyor, Çin'in talebi artıyor

Dünya petrol rezervi 2007 yılı başında, bir önceki yıla göre binde 1 oranında azaldı. 2005-2007 dönemindeki dünya petrol talebindeki artışın yaklaşık yarısı Çin'den kaynaklandı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) BP enerji raporu, ABD enerji istatistikleri ve Uluslararası Enerji Ajansı verilerine dayanarak hazırladığı "2007 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, geçen sene dünya ülkelerinin günlük toplam petrol talebi 85.59 milyon varil düzeyinde oldu.
 
Bu miktarın 20.70 milyon varil ile yüzde 24.2'si ABD'ye, 7.68 milyon varil ile de yüzde 9'u Çin'in talebinden kaynaklandı.
 
Dünya petrol arzında, OPEC ülkelerinin payı hem 2006 yılında, hem de 2007 yılında bir önceki yıllara göre yüzde 1 azaldı.
 
ABD dışındaki OECD ülkelerinin dünya petrol arzındaki payı ise 2006 yılında 2005 yılına göre yüzde 2.2, 2007 yılında 2006 yılına göre yüzde 2.6 oranında azaldı.
 
Eski SSCB'nin 2006 yılı için toplam arzdaki payı 2005 yılına göre yüzde 3.3, 2007 yılında ise 2006 yılına göre yüzde 3.7 oranında arttı.
 
Dünya toplam petrol arzı ise 2005 yılında 84.63 milyon varil/gün, 2006 yılında günde 84.60 milyon varil/gün, 2007 yılında ortalama olarak günlük 84.64 milyon varil düzeyinde istikrarlı olarak gerçekleşti. Geçen sene ABD günlük 8.48 milyon varil petrol arzında bulunurken, günlük talebi 20.70 milyon varili buldu.
 
Dünya petrol rezervi

2005 yılında 1197.3 milyar varil olan dünya petrol rezervi, 2006 yılında yüzde 1 artarak 1209.5 milyar varile çıktı, 2007 yılın başında ise bir önceki yıla göre binde 1 azalarak 1208.2 milyar varile geriledi.

19/5/2008

Merkez faizciye mi çalıştı?

Merkez faizciye mi çalıştı?
Merkez faizciye mi çalıştı?
Merkez Bankası 22 ay sonra faiz artırdı ’gerekirse devam ederiz’ dedi. Ekonomi çevreleri bu duruma ne diyor?

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 22 ay sonra ilk kez faizi artırarak yüzde 15.75’e çıkardı. MB, gerektiği takdirde önümüzdeki dönemde faiz artışının süreceği mesajını verdi.

İŞTE YENİ FAİZ ORANLARI

Açıklamaya göre, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 15.25’ten yüzde 15.75’e, borç verme faiz oranı yüzde 19.25’ten yüzde 19.75’e çıkarıldı. Borç verme faiz oranı yüzde 22.25’ten yüzde 22.75’e yükseltildi.

İÇ TALEP HALA YAVAŞ

Kurul toplantısına ilişkin açıklamada, döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkileri ile son dönemde artış eğilimini sürdüren enerji ve işlenmiş gıda fiyatlarının kısa vadede enflasyonun geçici olarak yükselmesine neden olabileceği, uluslararası kredi piyasalarındaki sorunların yansımalarının iç talebi yavaşlatmaya devam ettiği, dış talebin ise güçlü seyrini koruduğuna işaret edildi. Bu çerçevede, toplam talep koşullarının enflasyonu düşürücü yönde katkı sağlamaya devam edeceği öngörüldü.

ENFLASYON ÖNGÖRÜSÜ

Kurul’un, enflasyonun yılın son çeyreğinden itibaren kademeli olarak düşüş eğilimine girerek 2009 yılı sonunda Nisan Enflasyon Raporu’nda yer alan yüzde 6. 7’lik tahmine yakın gerçekleşeceğini öngördüğü, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyonun bu tahminlere yakın gerçekleşmesine odaklanacağı bildirildi. Açıklamada, "Dolayısıyla, iktisadi birimlerin de beklentilerini oluştururken Merkez Bankası’nın tahminlerini esas alması önem taşımaktadır" denildi.

SADECE FAİZ ARTIRIMI YETMEZ

Albaraka Türk Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz, küresel krizin Türkiye'yi, beklentiler, sermaye akımları ve ticaret akımları olmak üzere 3 kanaldan etkileyebileceğini kaydetti. Türkiye'de beklentilerde bir miktar bozulma olduğunu, sermaye akımlarında maliyetlerin yükseldiğini, ticaret akımlarında ise henüz etkisinin görülmediğini aktaran Büyükdeniz, Merkez Bankası'nın faiz politikasını değerlendirdi. Büyükdeniz, sadece faiz artırımıyla enflasyonun kontrol altına alınamayacağını, Türkiye'de bugün yaşanan enflasyonda yurt dışı arz şokları ve emtia fiyatlarındaki yükselişin de büyük etkisi olacağını bildirdi.

SADECE TALEBİ DARALTMAK YETMEZ

Para politikası dışında da yapılması gerekenlerin bulunduğunu anlatan Büyükdeniz, enflasyon hedeflemesinin talep şoklarına karşı etkili ancak, arz oklarına karşı otomatik önleyici etkisinin zayıf olduğunu ifade etti. Büyükdeniz, bu nedenle sadece talebi daraltmaya yönelik önlemlerin yeterli olmayacağını belirtti.

DURGUNLUK ARTACAK

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizleri yükseltmeye başlamasının, 'ekonomideki durgunluk ve işsizlik sorunlarını daha da ağırlaştırarak içinden çıkılamaz hale getireceğini' savundu.

Sinan Aygün, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun kısa vadeli faizleri 0,5 puan artırarak, gecelik borçlanma faizini yüzde 15,75 , borç verme faizini de yüzde 19,75'e çıkarmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, ekonominin büyüme hızının düştüğü, işsizliğin yükseldiği bir dönemde faiz oranlarının yükseltilmesinin, büyüme hızını iyice yavaşlatıp, işsizliği daha da artıracağını ifade etti.

19/5/2008

Darphane, altın satacak

Darphane, altın satacak
Darphane, altın satacak
Altına devam eden geleneksel taleple birlikte yatırım seçenekleri de çeşitleniyor.

Altına devam eden geleneksel taleple birlikte yatırım seçenekleri de çeşitleniyor. Kuyumcu, İstanbul Altın Rafinerisi ve borsadan sonra Darphane de 1, 5, 10, 50 ve 100 gramlık küçük barlar halinde tüketiciye altın satmaya hazırlanıyor. Ayrıca altın fonları, vadesiz altın hesapları da fiziki olarak altın saklamak istemeyenler için diğer seçenekler arasında yer alıyor

Türk halkının geleneksel yatırım araçlarından birisi olan altına yatırım artık sadece yastık altından ibaret değil. Eskiden, kuyumcudan alınan çeyrek altınlar veya bilezikler gelecek garantisi olarak bir köşede saklanırdı. Şimdi artık Altın Borsası’ndan tutun da yatırım fonlarına ve vadesiz altın hesabına kadar çok seçenek var. Bu seçeneklere Darphane de bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Madeni ufaklık ve hatıra para ile her türlü pul ve değerli kağıtların basımı ve dağıtımını gerçekleştiren Darphane’nin de altın satmaya başlayacağı belirtiliyor. Biz de yatırımcının ilgisinden yola çıkarak altına yatırım seçeneklerini araştırdık. Kapalıçarşı’da yaklaşık 30 yıldır sarraflık yapan Mehmet Altın Ticareti’n sahibi Mehmet Ali Yıldırımtürk, Troy Kıymetli Madencilik’den Cumhur Taşdelen ve Garanti Bankası yetkilileri sorularımızı yanıtladı:

10 SORUDA ALTINA YATIRIM SEÇENEKLERİ VE PÜF NOKTALARI

1-Yatırım için zaman uygun mu?

AltIn rezervleri kısıtlı olduğu için her zaman için kıymetli bir yatırım aracı. Ancak zamanlaması önemli. Şu anda uygun değil ama orta ve uzun vadede iyi bir yatırım alternatifi olabilir. Çünkü uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının seyrinde dolar ve petrol fiyatları etkili. Şu anda altının onsu yaklaşık 900 dolar. Dış borsalardan geçtiğimiz aylara kıyasla daha olumlu sinyaller geliyor. Dolar güçlü ve biraz daha toparlamış görünüyor. Altın petrol fiyatları çıkınca ve dolar değer kaybedince tekrar 1000 doları geçebilir.


2-Yatırım seçenekleri neler? Kuyumcudan çeyrek altın almanın dışında ne gibi alternatifler var?

Cumhurİyet altını veya 24 ayar saf altın alabilirsiniz. Özellikle yatırım amaçlı alıyorsanız; 1 gramdan 100 grama kadar çeşitleri var. Kuyumculardan veya internet üzerinden de alım satabilirsiniz. Fiziki olarak altın saklamak istemiyorsanız bankalar ve aracı kurumlar aracılığı ile İstanbul Altın Borsası’ndan da altın almak mümkün. İsterseniz bankadan altın vadesiz hesabı açtırabilir veya altın fonu alabilirsiniz. İMKB’de işlem gören Goldist yatırım fonu var. Yatırımcılara dünya altın fiyatı üzerinden altın alış ve satış imkanı sunuyor. 1 adet Goldist fon payı alan her yatırımcı 1 gram altını dünya altın fiyatı üzerinden almış oluyor. Alınan altınlar İstanbul Altın Borsası’nda fiziki olarak saklanıyor. Bunun için herhangi bir aracı kurumda veya İMKB’de işlem yapma yetkisine sahip bankalarda yatırım hesabı açtırmanız gerekiyor.

3-Kuyumcudan altın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Tasarruf amaçlı altın almak istiyorsanız, Cumhuriyet altınlarını veya işçiliği az olan 22 ayar bilezik şeklindeki altınları tercih ediniz. Takı olarak altın alırken TSE belgesi aramalısınız.
Alacağınız altının üzerindeki ayarına, imalatçı firmanın veya kuyumcunun patent damgasına bakınız.
Aldığınız altının mutlaka faturasını alınız.
Altın satın alırken, altının gram olarak ağırlığını, gram fiyatını ve gram işçiliğini öğreniniz. Böylece, ileride satmak durumunda kaldığınızda hangi oranda işçilik fiyatının düşüleceğini öğrenmiş olursunuz.

4-Çeyrek altının basım tarihi fiyatı etkiler mi?

Cumhurİyet altınlarının tarihinin yeni veya eski olması psikolojik bir konu. Gramları tam olması koşuluyla eski tarihli altın almanın bir sakıncası yok. Basım tarihinin eski veya yeni olmasının satış fiyatında herhangi bir etkisi yok. Cumhuriyet altını alırken, altının baskısının net olmasına, eğer kulpsuz ise,renginin kızıla yakın olmasına dikkat ediniz. Kulplu olan veya kulplu iken kulpu daha sonra çıkartılan altınlar, kulpsuz altına göre daha sarıya bakan renkte olur.

5-Ayarın anlamı nedir? Beyaz altının kırmızı altından farkı ne?

Ayar kelimesi, Türkiye’de altının saflık ölçüsü olarak kullanıyor ama uluslararası piyasada ayar yerine kırat kullanılıyor. 24 ayar yüzde yüz saf altın demektir ve 1000 milyemdir (miligram). 22 ayarda gram başına 916 mg, 18 ayarda 750 mg, 14 ayarda 583 mg altın bulunur. Altın bakır ile karıştırılmışsa kırmızı altın, gümüş ile karıştırılmışa sarı altın, nikel veya platin gibi alaşımlar içeriyorsa beyaz altın adı verilir.

6-Altın Borsası’nda nasıl ve ne şekilde yatırım yapılıyor?

İstanbul Altın Borsası’na (İAB) üye banka ve aracı kurumlar aracılığı ile işlem yapılıyor. Üye kuruluşlarda hesap açtırılıyor. Minimum 1 kg ve üzerinde işlem yapılabiliyor. İşlemler kaydi olarak gerçekleşiyor. Altın, aracı kurumların İAB’daki kasasında tutuluyor. İsterseniz on binde 4 oranında komisyon ödeyerek kendi adınıza da kasa açtırabiliyorsunuz.

7-Bankada vadesiz altın hesabı nasıl açılıyor?

Vadesİz altın hesabı sayesinde, YTL ya da dolar karşılığı kadar gram altın alım satımı yapabilirsiniz. Minimum işlem limiti net 1 gram, maksimum limit net 995 gramdır. Vadesiz altın hesabına faiz işletilmiyor. Birikimli Altın Hesabı ile yapılan düzenli ödemeler, aylık 100 YTL veya 5 (net) gram’dan başlayan tutarlarda yapılabilir. Birikimli Altın Hesabı, düzenli ödeme seçeneği ile altın cinsinden birikim yapma imkanı sağlayan vadesiz altın depo hesabıdır. Birikimli Altın Hesabı ile, her ay hesaptan ya da kredi kartından ödeme yaparak, düzenli olarak altın biriktirebilirsiniz.

8-Kuyumcudan altın almak yerine altın hesabı daha mı avantajlı?

Altının gramajının az olması, düşük ayarlı ya da eski tarihli olması gibi durumlarla karşılaşmazsınız. Ayrıca işçilik maliyeti ödemeniz gerekmez. Evde yastık altında saklamak yerine çalınma riski olmadan, hesabınızda güvenle altın biriktirirsiniz. Ancak diğer yatırım araçlarına kıyasla daha uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu unutmayın.

9-Yılbaşından bugüne kadar altın fiyatları ne kadar yükseldi?

YIlbaŞInda 834 dolar olan altının onsu ( 31.1 gr) nisan sonu itibarıyla 870 dolara yükseldi. Altının onsu ilk 4 ayda yüzde 43 artarken, Cumhuriyet altını yüzde 14.6, 24 ayar altının gram fiyatı yüzde 15 artış gösterdi. Aynı dönemde dolardaki artış yüzde 9.4, eurodaki artış yüzde 11.6 olurken, borsa yüzde 20.5 geriledi.

10-Fiyatlar ne zaman tekrar yükselişe geçer?

Petrol ve dolar paritesindeki hareketler altın fiyatlarında belirleyici konumda. Şu anda gerek ABD hükümetinin aldığı tedbirler, gerek FED’in faizle ilgili girişimleri, doların önümüzdeki dönemde diğer para birimleri karşısında değer kazanmaya başlayacağını gösteriyor. Ancak ağustos ortalarından ekim sonuna kadar altında yeniden bir yükseliş görülebilir. Bu aylarda mevsimsel bir yükseliş yaşanabilir. Hem yatırımcıların pozisyon değiştirme işlemleri hem de Hindistan’da ve ülkemizde düğün mevsiminin başlaması talebi etkiliyor.

____________________________________________________________________________

dolar , borsa , piyasalar , döviz , yatırım , altın , piyasa işlemleri , borsa işlemleri , istanbul borsası , dünya borsası ,yatırım işlemleri ,forex , menkul kıymetler, altın fıyatları , merkez bankası, birleşik faiz, döviz kurları,forex işlemleri, economi ,ekonomi ,euro , abd doları,

19/5/2008

Bu Dağda 10 ton Altın Var !

Bu dağda 10 ton altın var
Bu dağda 10 to altın var
 
Son 10 yılda Avrupa'nın bulunan en büyük madeni. Toplam 208 tonluk madenden bugüne kadar 7.5 ton altın ürettik.

Uşak Eşme ilçesi yakınındaki Kışladağ Altın Madeni'nin kapılarını basına açan TÜPRAG Başkan Yardımcısı Ümit Akdur, madenin faaliyetine izin veren gelişmenin kendilerini sevindirdiğini söyledi.

Teknik anlamda bir eksikleri olmadığını belirten Akdur "Bizim yargı kararına karşı hareket etmemiz mümkün değil. Ama her yatırımcı gibi tüm yasal haklarımızı kullanacağız" dedi. 2006’da faaliyete geçen madenin 2 yılı rehabilitasyon olmak üzere 17 yıl boyunca işletileceğini belirten Akdur, "Kışladağ son 10 yılda Avrupa'nın bulunan en büyük madeni. Toplamda 208 tonluk madenin, çıkarılabilir rezervi 170 ton.

BU GÜNE KADAR 7.5 TON ALTIN ÜRETİLDİ

Bugüne kadar 7.5 ton altın ürettik. Bu Türkiye'nin her yıl ithal ettiği altına eşit bir miktar. Hedefimiz yılda 10  ton altın üretmek" diye konuştu. Altın Madencileri Derneği'nin başkanlığını da sürdüren Ümit Akdur, Türkiye'de altın madenciliğinde geçmiş yıllara göre çok daha olumlu bir ortam olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:

MİLYAR DOLAR KAZANABİLİRİZ

"Koza Altın'ın Gümüşhane'deki çalışmaları, bizim İzmir Efem Çukuru'ndaki çalışmalarımız, Cominco'nun Çanakkale'deki çalışmaları, Türkiye'deki potansiyeli ortaya koymaya başladı. Çok olumlu bir gidiş olduğunu düşünüyoruz. Böylece Türkiye'nin 6 bin 500 tonluk, 200 milyar dolarlık potansiyelini daha kısa süre içerisinde ekonomiye dahil edebiliriz. Bu potansiyel katmadeğeri ile 800 milyar dolara kadar yükselebilir.

5
YILLIK REHABiLiTASYON BÜTÇESi 3.5 MiLYON DOLAR

Kışladağ Altın Madeni’ne 174 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Akdur, altın fiyatlarının değişmesine bağlı olarak 15 yıl sonunda 2-2.5 milyar dolar değerinde altın çıkarmış olacaklarını söyledi.

Akdur, alanın yeşillendirilmesi, arama çukurlarının doldurulması, siyanürlü toprağın temizlenmesi gibi konuların rehabilitasyon kapsamında olduğunu belirterek bu konuya her 5 yıl için 3.5 milyon dolar gibi bir bütçe ayrıldığını ifade etti.

DÜZENLİ ÖLÇÜM YAPILIYOR

Madenin müdürü Mehmet Yılmaz da ton başına 350 gram civarında siyanürün toprağa karışmayacak yatılım teknikleriyle altını ayrıştırmak için kullanıldığını belirterek madende düzenli olarak siyanür ölçümleri yapıldığını da ifade etti.-

19/5/2008

KEY'de herkese farklı ödeme

KEY'de herkese farklı ödeme
KEY'de herkese farklı ödeme
18 Mayıs 2008 Pazar 11:33
Hesaplamaların yanlış yapıldığı öne sürülüyor...
Tasfiye halindeki Emlak Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, tam çalışan personele bin 300 YTL ödeneceğini belirtirken, "Alınacak para için farklı değerlendirmeler yapılıyor. Sistem içerisinde devamlı çalışmayanlar var.

Üç ay çalışıp bir yıl çalışmayan, beş ay çalışıp üç yıl çalışmayanlar var. Herkesin aynı parayı alması mümkün değil" açıklamasını yaptı. 28 Şubat tarihine kadar kurumların çalışanlarının durumunu tespit edip Emlak Bankası'na bildirdiğini aktaran Sayın, aradan geçen sürede bildirilen kişilerle ilgili hesapların kontrol edildiğini kaydetti.

Emlak Bankası Yönetim Kurulu Başkanı, ödemelerin temmuz ayı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini, bir aksilik olması halinde iki aylık bir ek sürelerinin daha bulunduğu bilgisini verdi. 1 Ocak 1987'de yürürlüğe giren 3320 sayılı kanun uyarınca, 31 Aralık 1995'e kadar işverenler, istihdam ettikleri kişiler için KEY hesabına para yatırmıştı.

KEY hesabına yapılan işveren kesintileri 1 Ocak 1996'dan itibaren sıfırlanmıştı. Kişi başına kesinti, 3 bin 500 lira ile başlayıp en son 80 bin liraya yükseltilirken, sistemde tam olarak katılan kişilerin anaparasının 6 milyon 156 bin TL olduğu ifade edilmişti.

KEY kesintilerinin uygulandığı dönemde, adlarına KEY tutarı tahsil edilmiş, ancak parası Emlak Bankası'na aktarılmamış olan hak sahiplerine ise karşılığı Hazine tarafından Emlak GYO'ya aktarıldıktan sonra nemasıyla birlikte nakit olarak ödeme yapılacak. Emlak Bankası'na yatırılmayan bu tutarın 150 milyon YTL civarında olduğu belirlenirken, bu tutara istinaden ödenecek KEY parası için Hazine'den 500 milyon YTL tutarında kaynak sağlanacak.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), hak sahibi listelerinin bu ayın sonuna kadar iletilmesinin ardından 1 ay içinde ilan ve diğer işlemleri tamamlayarak, 'temmuz ayının ikinci yarısında' ödemeleri gerçekleştirecek. Tasfiye halindeki Emlak Bankası KEY birimi tarafından yürütülen çalışmalarda, mevzuattaki 2 aylık süre uzatımının şu aşamada kullanılması öngörülmüyor. Bu durumda, hak sahibi listeleri, bu ay sonunda Emlak GMYO'ya iletilecek. Hak sahibi sayısının 8,5 milyon olması bekleniyor.

Yurtdışı yasağı kalktı; borçlular Emlak Bankası'na uğramaz oldu

Emlak Tasfiye Fonu Başkanı Sayın, banka alacaklarının yaklaşık bir milyar YTL olduğunu söyledi. Yurtdışı yasağının yaptırım açısından önemli olduğunu kaydeden Sayın, "Maalesef bunu elimizden aldılar. Önceden yurtdışı çıkış yasağı ile patronları anlaşma yapmaya zorluyorduk. Yurtdışı yasağının iptal edilmesiyle birlikte, bankanın yolunu unuttular." diye konuştu. Daha önce ödemeye ilişkin yaptıkları protokol çerçevesinde yapılan tahsilatların yurtdışı yasağının kaldırılması ile birlikte durma aşamasına geldiğini aktaran Sayın, "En büyük silahımızı da elimizden aldılar." dedi.

Emlak Tasfiye Fonu Başkanı Zeki Sayın, tahsilatta yaşanan zorluklara rağmen teminatların satışından gelen miktarla birlikte 2008 yılı içerisinde Hazine'ye 125 milyon YTL kaynak aktarmayı hedeflediklerini bildirdi. Anayasa Mahkemesi'nin yurtdışına çıkış yasağının iptal edilmesine ilişkin kararının ardından TMSF'ye, kamu bankalarına ve Maliye Bakanlığı'na borcu bulunan yaklaşık 206 bin kişinin yurtdışına çıkış yasağı kalktı. Mahkeme, Pasaport Kanunu'nun vergi ve fon borcu olanların pasaport alamayacaklarına ilişkin hükmü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti.

Devlet, vergi alacağı için 4 bin 91 kişiye, TMSF de alacağı nedeniyle bin 515 kişiye yurtdışına çıkış yasağı koydurmuştu. Ayrıca kamu bankalarından kaynaklanan alacaklar için de 31 bin kişinin yurtdışına çıkış yasağı söz konusuydu.

VEFAT EDENİN PARASINI VÂRİSLERİ ALACAK

Kimin ne kadar alacağına dair hesaplar ay sonuna kadar Emlak Gayrimenkul'e bildirilecek.

Takvim sonrasında Resmi Gazete'de ilan edilecek.

Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, listeleri Ziraat Bankası'na gönderecek.

Ödeme yapılması için kurum sicil no ve vatandaşlık numarası istenecek.

Vefat edenin parasını vârisi olacak. Vârisçi mirasçısının öldüğüne dair belge getirecek.

Ödemeler sadece Ziraat Bankası aracılığı ile yapılacak.

19/5/2008

100 dolarlık laptop

100 dolarlık laptop
100 dolarlık laptop
16 Mayıs 2008 Cuma 16:11
100 dolarlık laptop projesine Microsoft da katıldı.
 
 
 
 
 
 
 
 
Dünyanın en büyük yazılım şirketi Microsoft, "100 dolarlık laptop" projesine katıldı.

Projeyi başlatan ve bilgisayarları geliştiren Her Çocuğa Bir Laptop kuruluşu, laptopları satın alacak ülkelerin işletim sisteminin siparişten önce bilgisayarlara yüklenmesi talebi üzerine Microsoft'un projeye dahil edildiğini belirterek, Windows yüklü dizüstü bilgisayarların denenmesine dört ülkede hazirandan itibaren başlanacağını açıkladı.

Projenin mimarı Massachusetts Institute of Technologie'den (MIT) Profesör Nicholas Negroponte, şimdiye dek açık kaynak Linux işletim sistemiyle sunulan bilgisayarlara daha fazla sipariş gelmesini sağlamak için projeye Windows'un dahil edilmesinin "umutsuz bir önlem" olduğu eleştirilerini reddetti.

Prof Negroponte, şimdiye dek 600 bin adet satılan ve gelişmekte olan yoksul ülke çocuklarına yönelik bilgisayarlardan 60 ila 90 gün içinde 400 bin sipariş daha gelmesini beklediğini söyledi.

Beklenen siparişler gelmediği için 100 dolara satılması umulan dizüstü bilgisayarlar, şu anda 188 dolara (Windows XP ile 198 dolar) mal oluyor. Dünyanın en büyük yazılım şirketi Microsoft, "100 dolarlık laptop" projesine katıldı.

Projeyi başlatan ve bilgisayarları geliştiren Her Çocuğa Bir Laptop kuruluşu, laptopları satın alacak ülkelerin işletim sisteminin siparişten önce bilgisayarlara yüklenmesi talebi üzerine Microsoft'un projeye dahil edildiğini belirterek, Windows yüklü dizüstü bilgisayarların denenmesine dört ülkede hazirandan itibaren başlanacağını açıkladı.

Projenin mimarı Massachusetts Institute of Technologie'den (MIT) Profesör Nicholas Negroponte, şimdiye dek açık kaynak Linux işletim sistemiyle sunulan bilgisayarlara daha fazla sipariş gelmesini sağlamak için projeye Windows'un dahil edilmesinin "umutsuz bir önlem" olduğu eleştirilerini reddetti.

Prof Negroponte, şimdiye dek 600 bin adet satılan ve gelişmekte olan yoksul ülke çocuklarına yönelik bilgisayarlardan 60 ila 90 gün içinde 400 bin sipariş daha gelmesini beklediğini söyledi.

Beklenen siparişler gelmediği için 100 dolara satılması umulan dizüstü bilgisayarlar, şu anda 188 dolara (Windows XP ile 198 dolar) mal oluyor.

Anasayfa [Home page] | « Önceki [Previous] |